Anadolu Gençlik Derneği Üniversiteler Komisyonu tarafından organize edilen program 25 Ekim Pazar günü saat 13:30 da Anadolu Kongre ve Gösteri Merkezinde gerçekleştirildi. Programa Giresun Agd Üniversite Komisyonu iki otobüs Üniversite Öğrencisiyle katılım gösterdi.
Anadolu Gençlik Derneği'nin Başkent'te düzenlediği muhteşem şölen, Türkiye ve dünyada büyük yankı buldu.
Erbakan'ın konuşmasını dikkatle dinleyen coşkulu üniversite gençliği, unutulmaz bir gün yaşadı. 54. Hükümetin Başbakanı ve Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Erbakan, binlerce gençten 'hayra motor, şerre fren' olmak için 'heyecan' istedi. Millî Görüş'ün 40. Yıldönümü nedeniyle AGD tarafından Başkent'te düzenlenen 'Üniversiteliler Şahlanış Şöleni', büyük coşku ve heyecana sahne oldu. Balgat'taki Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi; şölen nedeniyle, 140 üniversiteden gelen binlerce genç kız ve erkek tarafından tıklım tıklım dolduruldu. AGD'li gençler, şölenin özel konuğu olan Erbakan'ı 500 metre ilerideki evinden kırmızı güllerle karşılayarak, salona kadar eşlik etti.
Gömleği çıkarırsanız geriye sıfır kalır
Erbakan konuşmasında Millî Görüş'ün 40 yıllık başarısını, çektikleri zorlukları, mücadele azimlerini, yol arkadaşlarını anlatırken, salonu dolduran binlerce genci slaytlara yansıyan fotoğraflarla 30-40 yıl öncesine götürdü. Yola çıkarken 'İnanıyoruz ve yapıyoruz' diye iki temel sloganları bulunduğunu kaydeden Erbakan, Millî Görüş'ün kimyasında 'maneviyatçı olma, hakkı üstün tutma ve nefis terbiyesini esas alma' diye üç ana hamurun bulunduğunu vurguladı. Bunların aynı zamanda peygamberlerin yolu olduğunu vurgulayan Erbakan, diğer yolun ise nefsinin isteklerine uyan Firavunların yolu olduğunu ve bu kötü yolda ayrıca zulmün de bulunduğuna dikkat çekti. Bu üç hamur bir insanda olduğu zaman Cenabı Allah'ın ona üç fiziki nimet verdiğini vurgulayan Erbakan, "Bunlar; hidayet, feraset ve dirayettir. Hidayet; hayrı görmek ve tanımaktır. Feraset; hangi olay hayra götürür sezmektir. Dirayet ise, hayra götüren vesilelerin fiilen aşkına ve azmine sahip olmaktır. İşte Millî Görüşçü iseniz, Cenabı Allah size başarı verir. Dolayısıyla tılsım sizde değil Millî Görüştedir. Millî Görüş gömleğini çıkarırsanız geriye sıfır kalır" diye konuştu.
Kurtulmuş telefonla bağlandı
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ise Ankara dışındaki başka bir programa katılmak zorunda kalması nedeniyle, şölene canlı telefonla bağlantısı ile katıldı. Kurtulmuş, şu anda dünyanın yaşadığı krizin sadece ekonomik, finansal veya siyasi değil bir medeniyet krizi olduğunu vurgulayarak, "Üç asırdır dünyaya kurumlarıyla hakim olan modern batı dünyası, bugün değerleriyle, paradigmalarıyla ve kurumlarıyla iflas etmiştir" dedi. Açlığın, sefaletin, zulmün hakim olduğu bugünkü dünyada bir avuç azınlığın dünya nimetlerini haksızca alarak daha da zenginleşirken; kalanların ise daha da fakirleştiğine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bütün bunlar; insani değerlerinin olmamasından kaynaklanmaktır. Hak hukuk, yardımlaşma, fazilet, insani değerleri olmayan batı dünyası, bütün dünyayı böyle bir felaketle karşı karşıya bıraktı" diye konuştu. Ancak şimdi fikir ve eylem sırasının İslam medeniyetine geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Şimdi sıra bizde. Dünyaya yeniden hak ve hukuku hatırlatacak, sadece Müslüman coğrafyanın değil ABD ve Avrupa'nın arka sokaklarındaki yoksul ve aç insanlara, özgürlüğü, refahı ve adaleti biz getireceğiz" diye konuştu.
Kendinizi inşa edin
Böyle bir durumda AGD'li gençliğin sorumluluğunun daha da arttığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu ülkenin göz bebeği olan, geleceği olan, Anadolu Gençlik, kendinizi bir kez daha gözden geçirmek zorundasınız. Siz yaşıtlarınız, akranlarınızdan farklısınız. Bu ülkenin bütün insanlığın kurtuluşun hazırlayacak, büyük bir medeniyetin geleceği sizinle şekillenecek. İnşallah insanlığı, geçtiği bu zor günlerden, siz kurtaracaksınız" diye konuştu.
Üniversiteli gençliği kendilerine özen göstermeye, ciddiye almaya, bu zor göreve hazırlıklı hale gelmeye davet eden Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Bunun için şunları yapmak zorundasınız: Birincisi, kendinizi inşa edin. Birikimli, ahlaklı, erdemli insanlar olarak inşa edin. Dünyadaki birçok güçlü medeniyetler gökdelen, büyük bina yapamadıkları için değil insanını inşa edemedikleri için çökmüştür. Onun için kendinizi güçlü ve inançlı bireyler olarak yetiştirin. İkincisi, ahlaklı bireyler olacaksınız. Üçüncüsü, bilgili olmak zorundasınız. 21. yüzyılın en büyük gücü silah değil bilgidir. Dördüncüsü hikmet sahibi olacaksınız. Beşincisi, ise aksiyon sahibi olacaksınız. Aksiyon olmayan hiçbir inancın, bilginin faydası yoktur" dedi.
Tongüç: Hedefimiz 40 milyon genç
AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç ise, Türkiye'nin en büyük gençlik organizasyonu olarak her zaman iyinin, hakkın, doğrunun ve güzelin yanında olduklarını söyleyerek, " Hedefimiz, 30 yaşının altındaki 40 milyon gencimizi, sevgi bayrağını altında toplamak. Bu çalışmada bayrağımız, inancımızdır" dedi. Bugün gençliğin büyük bir buhranın içine düştüğünü kaydeden Tongüç, "Neslimiz, miras kapmak için annesini babasını öldüren bir hale nasıl geldi?" diye sordu. Gazete ve televizyonlarda çıkan vahşet haberlerinin bu millete yakışmadığını vurgulayan Tongüç, "Ecdadımız balkanlara sefere giderken üzüm aldığı asma bağlarına ücretini asarak geçerdi. Ne oldu da, hakkı hukuku bu kadar ince bir şekilde uygulayan ecdadın evlatları anasını babasını öldürür hale nasıl gelmiştir" diye konuştu.
Asiltürk: Nermin Erbakan hep yanımızdaydı
AGD Hanım Komisyonları Başkanı Ebru Asiltürk ise, Millî Görüşçü bir üniversitelinin profilini çizerek, "O sıradan bir üniversiteli değildir. Yaratılışı ve kulluk vazifesini bilir. Topluma yol gösterir. Takva sahibidir, eğitimlidir. Şuurludur. Esen rüzgârlara karşı eğilip bükülmez. Nefis terbiyesi yapar. Hakkı üstün tutar. Maneviyatçıdır" dedi.
Turhan: Hedefimiz 2.5 milyon üniversiteli
AGD Üniversiteler Komisyonu Başkanı Salih Turhan, yaptığı konuşmada "Hocam hedefimiz, 2.5 milyon üniversiteli gençliğin hepsine ulaşmak. Bütün üniversitelerin fakülte, bölüm ve sınıfların hepsinde temsilciler atayarak inşallah daha büyük bir organizasyonla karşınıza çıkacağız" dedi.
Erbakan: Millî Görüşçünün 9 özelliği vardır
Millî Görüş'ün 40'ncı yıldönümü nedeniyle yapılan şölenin çok özel bir önemi bulunduğunu kaydeden Erbakan, Konya'da yapılan genel bayramın ardından sıranın Millî Görüş gençliğinin bayramına geldiğini söyleyerek, "Bugün iki bayramı birlikte yapıyoruz. Konya'daki genel kutlamanın ardında elbette sıra gençliğimize geldi. Bugün bu muhteşem toplantıyla Millî Görüşün üniversitelerde şahlanışını yaşıyoruz. AGD, Türkiye'de 40 milyon gençliğimiz sahibidir, görevlisidir. Şimdi bunun sembolik bir temsilcisi ve gençliğin kalbi olan üniversiteli evlatlarımızla bu şöleni hep birlikte yapıyoruz" dedi. Erbakan konuşmasında Necip Fazıl'ın ünlü sözüne da atıfta bulunarak, "Ne zaman bu stadlar ve salonlar futbol veya spor için değil milli, manevi değerler için dolar, taşarsa bilin ki o gün kurtuluş başlamıştır. İşte bugün bu kurtuluşu yaşıyoruz. İşte bu coşkuyla Cenabı Allah'tan nice 40 yılları kutlamayı niyaz ederiz" dedi . Bir insanın Millî Görüşçü olmasının şartlarını da açıklayan Erbakan, "Şu 9 özellikle kimde varsa, onun yeri Millî Görüş'tür; Maneviyatçı, hakkı üstün tutan, barış isteyen, milletiyle vatanıyla bütünlük içinde olan, tarihteki şerefli yerini almayı hedef alan, bağımsız, hür, müreffeh ve öncü Türkiye'yi isteyen kim, varsa; buyursun yeri Millî Görüştür, Saadet Partisi'dir" dedi.
"Çalışma heyecanı taşıyan bir gençlik istiyorum"
Millî Görüş Lideri Prof. Erbakan'ın, özellikle gençlere hitap ettiği bölümde çok duygusal anlar yaşandı. Üniversiteli gençlikten bundan sonra yapacakları çalışmalarda heyecan istediğini söyleyen Erbakan'a; gençler ayakta dakikalarca 'Mücahit Erbakan' sloganları atarak karşılık verdi. Özellikle ayakları çıplak bir şekilde soğuk ve buzlu bir havada bedava ekmek dağıtan arabanın arkasından koşan bir çocuğun o halini anlatıp gençlerden onu kurtarmak için heyecan isterken gözleri yaşaran Erbakan, bu bölümde 5 dakikaya yakın atılan sloganlar nedeniyle konuşmadı.
Erbakan, AGD'li gençlikten şöyle heyecan istedi: "Bundan sonra yapacaklarımız için sizden ne istiyoruz? Heyecan, heyecan heyecan. Bir gecekonduda aç olan çocuklarına bir lokma ekmek götürmek isteyen insanı, o durumdan kurtarmak için heyecan istiyorum. Televizyonda gördünüz, 6-7 aşında bir çocuk. Ekmek dağıtan arabanın arkasından buzlu yolda soğuk havada koşan çocuğu o halden kurtarmak için heyecan istiyorum. Filistin'deki savunmasız yavruyu, üzerine sıkılan kurşundan kurtarmak için heyecan istiyorum. Afrika'da en basit bir ilacı bulamadığı için ölen bir yavrunun kurtulması için heyecan istiyorum. Biz elhamdülillah Müslümanız. Hayrı ikame etmek, şerri ortadan kaldırmakla zaten görevliyiz. Heyecanı niye istiyoruz? Bu çalışmaları canla başla noksansız yapalım diye"
Üniversiteli gençliğin nasıl bir çalışma yapacağını da anlatan Erbakan, " Çalışıp ne yapacağız? Böyle bir muhteşem bir günü yaşayıp siperlere gidip ne yapacağız? İki şey yapacağız: Çelikleşeceğiz ve üretim yapacağız. Çelikleşip ne yapacağız? Yani var olacağız. Bütün üniversitelerin bütün bölümlerinde ve sınıflarında temsilcimiz olacak. Sonra eğitilmiş olacağız. Ondan sonra haftalık toplantılarımızı noksansız yapacağız. Çalışmalarımızı takip edeceğiz. Sonra intac, hedeflerimiz gerçekleştireceğiz. En kısa zamanda 250 bin üyeye çıkacağız. Bu çalışmalarınızı yaparsanız, kimse size galip gelemez. Bu milletin aslı zaten Millî Görüş'tür. Şu anda iki çeşit insan var: Millî Görüşlüler ve sırasını bekleyenler"





